Ayşegül's profileAyşegül'ün Penceresind...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
September 07 Ey Can-2Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Biz hayırlara koşarsak, bu yolda yarışanları Allah bir araya getirir. Şüphesiz ki Allah her şeye kadirdir. O nedenle sen yönünü namaz da olduğu gibi hayatta da hep Mescid-i Haram'a çevir, hep Hakk’tan yana ol, o zaman kimse senin aleyhinde kullanacak bir delil bulamaz. Yine de haksızlık edenler, iftira atanlar olacaktır, sen onlardan değil yalnız Allah'tan çekin; O'na karşı sorumlu olduğunu hep hatırında tut ki O'da sana nimetlerini tamamlasın ve sen de böylece doğru yolu tutmuş olasın. Zaten bize, ayetlerini okuması, onlarla bizi tertemiz hale getirmesi, hikmeti ve bilmediğimiz nice şeyleri öğretmesi için bizden bir elçi göndermesi ne büyük bir nimettir. Nimetlerini anmak, O'nu unutmamak, nimetlerine şükretmek en önemli ahlakımız olmalı ki, nankörlük edenlerden olmayalım. Ve bak bizlerin Sahibi bizi bizden daha iyi bilmez mi hiç? Bize "Ey iman edenler! Sabır göstererek ve namazı vesile kılarak Allah'tan yardım dileyin. Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir." diyerek; reçetimizi de bildiriyor. Öyle ya insan unutkandır, nankörlüğe meyyaldir; işte bu iki ilacı, bu hastalıklarınızı tedavi için asla ihmal etmeyin diye bir nimetini daha lutfediyor.
Sabredenleri mi merak ettin? Onunda cevabı hazır, ey can: Hayat, bir imtihan yeridir. O nedenle çeşitli korkular, yokluklar, hastalıklarla sınanırız. Sabırlı kimseler; başlarına musibet geldiğinde: "Biz Allah'a aidiz ve vakti geldiğinde elbette O'na döneceğiz" diyebilenlerdir. İşte böyleleridir, doğru yolu bulan, Rabbinin bol mağfiret ve Rahmetine mazhar olanlar. (5) Hem, geçmiş ümmetlerin başlarına gelen durumlara maruz kalmadan Cennet'e gireceğimizi de sanmamalıyız. Onlar öyle zorluklara maruz kalmışlar, öyle şiddetli sarsılmışlar ki, Peygamber ile yanındaki müminler "Allah'ın vaad ettiği yardım ne zaman yetişecek?" diyecek duruma gelmişler. Ama iyi bil ki Allah'ın yardımı yakındır. (6)
Allah’a teslimiyettir bunun adı ve teslimiyet konusunda inancımız şöyle olmalı can:
“Ey mutlak egemenlik sahibi Allahım! Sen egemenliği dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın; dilediğini yüceltirsin, dilediğini alçaltırsın. Bütün iyilikler Senin elindedir. Doğrusu, Sen istediğini yapmaya kâdirsin. Gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatırsın. Ölüden diri ve diriden ölü çıkarırsın. Ve dilediğine her türlü hesabın üstünde rızık bağışlarsın”. (a) Hani “Eğer Allah’ı seviyorsak Peygamberine uymak”la yükümlü kılınmıştık ya, Cenab-Hak Peygamberini şöyle tanımlıyor En’am Suresi 162 ve 163. ayetlerinde: “De ki: benim namazım, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm yalnızca bütün âlemlerin Rabbi olan Allah içindir, ki O'nun uluhiyetinde hiç kimse pay sahibi değildir: Ben böyle emrolundum; ve ben benliklerini Allah'a teslim edenlerin daima öncüsü olacağım”. İşte biz de O’na uyan ümmeti olarak benliğimizi Allah’a teslim edip namazlarımızı ve bütün ibadetlerimizi, hayatımızı ve ölümümüzü yalnızca bütün âlemlerin Rabbi olan Allah için kılmalıyız. “Öyle ya, O her şeyin Rabbi iken Allah'tan başka bir Rab mı arayacağız?”
İnsanların işlediği kötü fiiller yalnızca kendilerini ilgilendirir; ve sorumluluk taşıyan hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez. Zamanı geldiğinde hepimiz Rabbimize döneceğiz: ve o zaman üzerinde ihtilafa düştüğümüz her şeyi bize gerçek haliyle gösterecektir. Zira O bizi dünyaya mirasçı yapmış, ve bazımızı diğerlerimize derecelerle üstün kılmıştır ki bahşettiği şeyler aracılığıyla bizi sınayabilsin. Şüphe yok ki Rabbimiz karşılık vermede hızlıdır: ama, unutmayalım ki, O gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.(En’am 164,165)
“DE Kİ: “Biz, Allah'ın yerine bize ne faydası dokunan ne de zarar verebilen şeylere mi yalvaralım? Ve Allah bizi doğru yola ilettikten sonra topuklarımızın üzerinde gerisin geri mi dönelim? Tıpkı kendisini doğru yola çağıran arkadaşları uzaktan “Bizimle gel!” diye seslendikleri halde şeytanların ayartmasına kapılıp dünyevî zevkler peşinde körü körüne koşturan kimse gibi mi olalım?” De ki: “Şüphe yok ki Allah'ın rehberliği, yegâne rehberliktir; ve biz, kendimizi bütün âlemlerin Rabbine teslim etmekle emrolunduk, namazlarımızda dikkatli ve devamlı olmakla ve kendimizi O'na karşı sorumluluk bilinci içinde tutmakla: Çünkü hepimiz sonunda O'nun huzurunda toplanacağız”. O'dur gökleri ve yeri [derunî] bir hakikate göre yaratmış olan. O ne zaman “Ol!” dese emri derhal yerine gelir; ve [mahşer] borusu çalındığı Gün hükümranlık yine O'nun olacaktır. O, yaratılmışların idraklerini aşan şeyleri de, onların duyuları veya akılları ile kavrayabileceklerini de bilir: yalnızca O'dur gerçek hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan.(En’am 71-73)
“VE HİÇBİR ŞEY hakkında, “Ben bu işi yarın mutlaka yapacağım” deme; ancak “Eğer Allah dilerse” sözcüğüyle birlikte söyle, eğer bunu unutursan hatırladığın zaman Rabbini anarak de ki: “Umarım ki Rabbim beni doğru olana bundan daha yakın olan bir bilgi ve duyarlık düzeyine eriştirir!”(Kehf 23-24) ........
(5): Bakara 148-157 (6): Bakara 214 (a): Al-i İmran 26,27
TrackbacksThe trackback URL for this entry is: http://yorgungul.spaces.live.com/blog/cns!E7120D3271B2BD4F!1282.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|